Sinirliyken komik olanlar vardir. Sah damarlarini sisire sisire bagirip çagirir, sekil degistirirler, kizarirlar, Nuh Nebi’den kalma deyimlerle öfkelerini süsler, sinirlendikleri konudan süratle uzaklasir, tekrar döner, bir daha uzaklasir adeta bir astral seyahate çikarlar.
Bir saat sonra o firtinali denizde alabora olmus geminin öfkeli kaptani kendileri degilmis gibi dagilir, sanki gemiye kaçak yolcu olarak binmis bir fareymiscesine sevimlilikler yaparlar. Alisirsaniz ya da aliskinsaniz, bu öfke nöbetlerini tolere edebilir hatta hiç umursamaz, gülüp geçebilirsiniz...
Bu mesela benim kaldirabilecegim sinirlilik hallerindendir, idare edebilirim...
***
Sinirlenince hain olanlar vardir ve umarim onlardan degilsinizdir... Bu kisilere tahammül edebilmek ayri bir mesele, o kadar da çok ki onlar...
Sevgilisine kizip en ufacik tartismada kendisine emanet edilmis bir sirri ya da zaafi açik ederler mesela.
Ya da çalistiklari sirkette maas aldiklari dönem boyunca göz yumduklari bir yanlisi intikam amaçli ihbar ederler.
Büyük bosanma davalarinda kimi bürokrat ve siyasetçileri yakan da iste bu sinirden dogan intikamdir, çogunuzun malumu...
Bir açik kollayarak, ufacik bir hatada ayak kaydirmayi bekleyerek ömür tüketenlere acimaz misiniz siz de?
Oturup bir kova patates kizartmasi yiyenler... Bir koca tencere makarnayi, bir kalip keki, bir paket çikolatayi ve bir kilo fistigi iki litre kolayla bir anda tüketenler...
Çok az sinirlenip, sinirlendigi anda dünyayi ters çevirebilecek büyük kriz yaratanlar vardir bir de... (Ben sanirim o kategorideyim, hani merak ediyorsaniz diye...) Allah bunlara deli gücü veriyor, artik ondan sonra tutabilene askolsun! Bir inat bir inat, bir delikanlilik; tek yumrukta adam deviren bir Rocky olsun, yilanin bogazini hirt diye sikabilen Indiana Jones olsun, koca koca arabalari tutup tutup firlatan bir King Kong olsun, artik siz düsünün nasil bir degisim oldugunu... Mesela bunlardan siyaset adami olmaz... Bakiniz Tayvan parlamentosu bunlardan olusuyor, dövüsmekten icraata geçemiyorlar. “Yumusak atin çiftesi pek olur” deyimini taa Tayvan’lardan dogrulayan bu parlamentonun tokat cirmik kavgasini seyrederken pek eglenirim. Geleneksel Uzak Dogu sessizliginin bagrinda büyüyen yirtici ve atilgan karatecilerin ülke yönetimindeki dövüsünün takintili izleyicisiyim... Yine de en çok bunlardan korkmak gerek...
***
Tahmin edebileceginiz gibi bu çok gerekli yazimi yazarken son derece sinirliyim...
Yilbasi öncesi derdi mi nedir bilmiyorum, inanilmaz bir trafik, boynumun agrisi geçmiyor bir türlü, sadece uyuyor ve çalisiyorum... Sonra Türkiye’de herkesin böyle yasadigini düsünüyor, mizmizlanma hakkimi kendi elimden aliyorum... Elektrige yüzde 15 zam geliyormus. Masanin üzerinde bir telefon faturasi duruyor ki inanamazsiniz; sadece 300 küsur lirasi özel iletisim vergisi (hani geçici bir vergiydi bu ha, hani?) Kizin okulundan ariyor, servis parasinin ve okul taksidini filanca bankaya yatirmam gerektigini animsatiyorlar. Kapici su parasinin bu ay biraz yüksek çiktigini listedeki rakama ilave edeceklerini söylüyor. Meryem, tuvalet kagidi, deterjan, sabun ve ivir zivir bitti, alisveris yapmak gerek diyor. Sigortacimdan mesaj var: Kizinizin ve sizin saglik sigortasi süresi bitiyor, yenilemek için on gününüz kaldi. Bu arada arabanin bakim tarihi de geçmis, muhtardan ikametgâh almam gerek, çekim saatine çok az bir vakit kaldi...
Tanrim... Kaç kisiyiz su anda su krizi yasayan? Toplanalim arkadaslar...
Sitemizdeki içeriklerin Telif Hakları Yazarlarına,Şairlerine veya yasal varislerine aittir.Eser sahiplerinin uyarısı halinde adı geçen içerik sitemizden kaldırılır.