OnLine AiLe SinemaSı!
ŞiiR ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR RADYO ŞiiR SİTENE EKLE ŞİİR GÖNDER VideO GöndeR İLETİŞİM
Sesli Şiirler-Şiir Dinle-Şiir İndir-Sesli Hikaye




Rifat ARAZ

Rifat ARAZ

Tarih 15 Temmuz 2009, 11:57 Editör BigKay@

Anne ve baba tarafindan Kafkas Türklerinden olan Araz, 27 Ocak 1949'da Van/ Ercis'te dogdu. Ilkokulu Igdir'da, liseyi Kars ve Agrida tamamladi. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyati Bölümünü bitirdi. (1976)

Facebook

 

Rifat ARAZ  Sair-yazar

 

Anne ve baba tarafindan Kafkas Türklerinden olan Araz, 27 Ocak 1949’da  Van/ Ercis’te dogdu. Ilkokulu Igdir’da, liseyi Kars ve Agri’da tamamladi. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyati Bölümünü bitirdi. (1976) Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora çalismalarini tamamlayarak  Halk Edebiyati Uzmani oldu (1992) Yüksek ögrenim öncesi Igdir, Manisa ve Erzurum’da ilkokul ögretmeni ve idareci olarak çalisti (1968-72); daha sonra Elazig liseleri ve Elazig Egitim Enstitüsü’nde, Ankara Çubuk Lisesi, Hasanoglan Ögretmen Lisesinde okul müdürlükleri görevinde bulundu (1976-1988). Halen Ankara’da ikâmet etmekte ve MEB’da  Bakanlik Basmüfettis olarak görev yapmaktadir.

 

Yazi ve siirleri Erdem, Bilge ve Bizim Külliye dergileri basta olmak üzere Türk Edebiyati, (Töre), (Divan), Berceste, Yüz Aki, Türk Dili, Çinar, Anadolu Çinar, Azerbaycan, Yagmur, Somuncu Baba, Altinoluk, Sizinti, Kümbet, Hazan, Yeni Güneysu, Islamî Edebiyat, Simav, Bizim Ece, Karinca, Maki, Kervan, Hedef, Millî Egitim, vd dergiler ile Gündüz ve Kurultay gazeteleri ile muhtelif antolojide yer aldi.

 

 Ilk siiri, 1976 yilinda Türk Edebiyati dergisinde yayimlandi. Çinar Kültür ve Sanat Dergisince  “Osmanlinin 700. Kurulus Yildönümü” münasebetiyle düzenlenen Türkiye genelindeki siir yarismasinda “Yeseren Dallar” adli siiriyle üçüncülük ödülüne; 2000 Yilinda ILESAM, Atatürk Kültür Merkezi ve ailesi tarafindan Sair Nüzhet ERMAN anisina düzenlenen Türkiye genelindeki siir yarismasinda  Agri Dagina Seslenis” adli siiriyle birincilik ödülüne; 2002 Yilinda Isparta Göller Bölesi Sairler Dernegince açilan Türkiye genelindeki “serbest konulu” siir yarismasinda “Kan Aglayan Gül”  siiriyle  birincilik ödülüne; 2003 Yilinda Kütahya / Simav Anadolu Dergisince açilan Türkiye genelindeki siir yarismasinda “Bursa’ya Seslenis” adli siiriyle birincilik ödülüne; Kayseri’de yayinlanan Berceste Dergisince, Türkiye genelinde 2005 yilinda açilan “Na’t konulu siir yarismasinda, “Na’t” baslikli siiriyle birincilik ödülüne; 2008 yilinda Istanbul Kubader Vakfi tarafindan Türkiye genelinde düzenlenen “Peygamberimize Adanmis Siirler” yarismasinda “Seni Andim Efendim” adli siiriyle birincilik ödülüne layik görüldü. Türkiye’nin muhtelif illerinde düzenlenmekte olan “Siir Aksamlari”na ayrica, her yil Elazig’da Uluslararasi seviyede yürütülen ve XI.’si Azerbaycan’in baskenti Bakü’de düzenlenen “Hazar Siir Aksamlari”na Türkiye’den sâir olarak katildi.

 

 “R. Araz, hecenin bütün kurallarini ve kaliplarini bilen bir edebiyat ögretmeni, bunun yüksek egitimini almis edebiyat doktorudur. Vezne hakimiyeti, âhenkteki basarisi buradan gelmektedir. Yer yer didaktizmin hissedildigi misralari görmezden gelerek kendi ikliminde hür kanat çirpisini, his ve hayalini fikir kazaninda kaynatisini dikkate alarak denilebilir ki: Siir, örtülenmis ifade, söylenmisi söylenmemise tasiyan söyleyistir.” (Prof.Dr. Sadik Tural)

 

“Bu siirler için, Yediyüzyil sonra, “ Yûnus Bahçesinde Açan Gül “bile diyebilirim. Sonsuzluga Adanan Ömür’de, Siyasetten, Ideolojiden, günlük dedikodulardan uzak dingin bir inanmis rûhun insanin rûhuna insirah veren seslenisleri yer almakta. Bu siirler insani mâsivâdan mâverâya dogru huzur dolu, güven dolu, mutluluk dolu, uzun bir yolculuga çikarmaktadir. Bu siirler Çagdas Türk Edebiyatinin Tasavvuf Siirleridir. Yeni bir dinî ve Tasavvufî hassasiyetin güzel verimleridir. Çagdasimiz olan bir Yûnus Emre’nin siirleridir. Bu çagin Yûnus’unun ne kadar çok ilim, kültür ve hüner bilmesi, edinmesi gerekiyorsa Rifat ARAZ’da bunlarin hepsi hakkiyla bulunmaktadir. Bu bakimdan bu siirler, tipki Yûnus’unkilerde oldugu gibi hem halk, hem de aydinlar tarafindan sevilerek okunacak kirattadir. Böylece bugünkü Türk Siirinin handikaplarindan da kendisini kurtarmis görünmektedir.”(Bekir Oguzbasaran)

 

“Araz’in bütün siirleri dinî tasavvufî muhtevalidir. Bir sairin kendini sinirli bir konuda yogunlastirmasinin, sairlik açisindan hem olumlu hem de olumsuz yönleri olabilmektedir. Olumlu yönü, üzerinde çok durdugu konuda okuya okuya, yaza yaza profesyonellesmesidir. Olumsuz yönü ise tekrara düsmek… Araz’da bu iki durumla da karsilasmak mümkündür.

 

Araz’in siirinde her sey oldugu gibi söylenmiyor. Eski siirimizin mazmunu ile modern siirin sembolü diyebilecegimiz unsurlar devreye giriyor. Siir de zaten bu sekilde, örtülü oldugu zaman bir estetik deger kazaniyor…” (Vedat ALI TOK)

 

 Rifat Araz, siiri ilahî bir menzile ulasma çabasi olarak görür. Bu menzile ulasmak için çiktigi yolculukta yalnizdir sâir, yedeginde sadece siiri vardir. Bu nedenle siirlerindeki kararli çikis, sig sulardan çikis degildir. O misralarini derinlerden süzerek, karmasik olani imbikten geçirerek bize yerli yerinde bir durus ile sunar...”( Ömer KAZAZOGLU)

 

“Rifat Araz’in Siiri, kendi siiridir. Kendisini çesitli yayin organlarinda okumus ve kendi duygularima yakin bulmustum. Onu, Nât yarismasindaki siiriyle daha bir sevdim. Çünkü taklidi yoktu. Bu yarismaya, kendi duygu harmanindaki mahsulü toplayip göndermisti… Yedi jüri üyesi de ona birincilik vermisti. Bu, bir sair için az bir basari degildir. Bazen siirini iki defa okurum, bu onun siirinden aldigim hazzin isaretidir. Rifat Araz, aslinda böyle takdim ve tanitma yazilarina ihtiyaç duyacak bir sair degildir. Onun, siiriyle ayakta duracagina ve yarinimizin gönül cografyasinda yerini alacagina inaniyorum…”( Muhsin Ilyas SUBASI)     

 

“Rifat Araz’in siirlerini okurken insan, sanki yillardir suya hasret kalmis topragin coskusunu yasiyor. Çogu insanin diline peleseng ettigi “siir iklimi” ibaresi olsa olsa iste budur diye düsünüyorum. Bu özelligiyle  Rifat Araz’in edebiyatimizda  hak ettigi yeri alacagina da süphem yoktur.” (Doç. Dr. Dogan KAYA)

 

Rifat Araz inançli, gelecek için baktigi nokta veya noktalarin netligiyle ilgilenen bir imza. Bu netlikleri görebilen bir sair…”(Prof.Dr. Dr. Isa KAYACAN)

 

“…Siirlerini okurken “Ilahi Ask” atesinin bir ruhu nasil tutusturduguna ve o ruhun vecd halindeki söyleyisine taniklik ederiz. Araz’in siiri, Allah’i tanimanin, bilmenin ve o varligin önünde secde etmenin siiridir. Bu coskunluk ve askla söyledigi siirinde, kâinatin her zerresinde Yaratici’ nin  isimlerini okur, O’nun nurunun akislerini görür.Araz, siirinde biçime de oldukça önem vermektedir. Özellikle hece ölçüsünü, ahenk unsurlarini kullanmadaki ustaligi gözden kaçmayacak kadar incelikle ortaya konmustur. (Taner NAMLI)

 

“ARAZ’in siiri dinî-tasavvufî motifler tasiyor. Onlarin çogu bir na’t, bir münâcât lezzetinde… Okudukça tad aldik,  okudukça arsa kanatlandik. Araz, sonsuzlugu siirlerinde âdeta bir mazmun olarak kullanmis. Her seyin bir sonu varken o bize sonsuz olani, ebedî olani sezdirmeye çalismis. Her dem var, her dem diri olani; bakî olani yani… hem de öyle-böyle yarim agizla degil; gönülden bir sevgiyle, sevdayla, askla!.” .(R.Mithat YILMAZ)

 

Günümüzün madde iklimine mânâ cemreleriyle düsen, karanlik odalara ve kilitli kapilara ilahî nuru müjdeleyen, Allah’tan gelen ilhâmi ilim potasinda eritip yaratandan ötürü sevdigi insanlarin gönüllerine arz eden Rifat Araz’in siirini okumak, bir nevî dünyâ kafesinin tellerini aralayarak mânevîyâta ulasmaktir.” (Senem GEZEROGLU)

 

Rifat ARAZ, Türkiye Yazarlar Birligi (TYB) ile Türkiye Ilim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birligi (ILESAM) üyesidir.

 

ESERLERI:

 

Harput’ta Eski Türk Inançlari ve Halk Hekimligi, Atatürk Kültür ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Kültür Merkezi ANKARA 1995;

 

Umut Ikliminde (Siirler),TÜRDAV.A.S; P.K.882.Sirkeci/ ISTANBUL 2001; Indeks Kitabevi Ankara 2007, Ikinci Baski.

 

Sonsuzluga Adanan Ömür (Siirler),Kültür Ajans Yayinlari, Konur Sokak 66/9 Bakanliklar / ANKARA 2004; Indeks Kitabevi Ankara 2007, Ikinci Baski

 

 Siir Incelemeleri, Alp Yayinlari, AKARA 2005 (621 sayfa)

 

 Bir Yürek Yikanir.(Siirler); Indeks Kitabevi Ankara 2007

 

 Basilacak Olan Eserleri :

 

Türk Edebiyati Üzerine Makaleler ve Incelemeler.

 

Yakindasin A Sevgili (Siirler)

 

Vuslât Çagrisimlari (Siirler)

 

 

 Rifat ARAZ’a Ait Dinî Tasavvufî Siirler

 

 

 

GÖR…

 

Ey gönül, çektigim ask denen derdi;

O benlik dagini sel alsinda gör!..

Bir can oda düstü, bin can yeserdi;

Sevdânin rengini gül alsin da gör!..

 

Bu dertte usûl var, ar var, adap var;

Kulluk var, çile var, hesap, kitap var;

Ölmeden ölümü duyan azap var!..

Nefsin bu menzilde yol alsin da gör!..

 

Ömrüm dile düsmüs gider göçümde;

Niyâzim âh eyler aglar suçumda!..

Bir himmet ocagi tüter içimde;

Gönül dost elinden el alsin da gör!..

 

Müptelâ olmusum Mecnûn adina;

Ney gibi daglandim vuslât oduna!..

Düsmüsüm bir askin istidâdina;

Leylâ’yi elinden çöl alsin da gör!..

 

Yakup ask elinden böyle mi yanar?

Yusuf’un hasreti dert olup kaynar!..

Bildim ki basimda bir âlem döner;

Zamanin seyrini hâl alsin da gör!..

 

Takdir böyle yazdi tedbir sinadi;

Kimi ‘nasip’ dedi kimi kinadi!..

Bu askin yüzünden aklim bunadi;

Emanet yükünü kul alsin da gör!..

 

 

 

 

YÂ RAB…

 

Senden geldim dönüs sana;

Koyma beni, bana Yâ Rab!..

Bir ask tattim senden yana;

Böyle yandim cana Yâ Rab!..

 

Senden seni istedim ben;

Bu duami çok görme sen!..

Bu can denen koca evren;

Sigmaz oldu tene Yâ Rab!..

 

Kul neylesin bu hikmete;

Gül yansimis her sûrete!..

Gönül bakmaz bu servete;

Bu söhrete, sana Yâ Rab!..

 

Sensin bende beni bilen;

Tesbih ile kalbe dolan!..

Arzdan, arsa her var olan;

Sen’i söyler Sana Yâ Rab!..

 

Varim sirdir mâ’rifette;

Nûrun yansir hakikatte!..

Bu ask ile bu halvette;

Doldum günden güne Yâ Rab!..

 

Akil ne’tsin bu efkâra;

Ask sarilmis ask esrâra!..

Saldin özge bir diyâra;

Düstüm yönden yöne Yâ Rab!..

 

 

 

BILDIM BENI...

 

Garip kulum yokta, varda;  

Ezildikçe bildim beni!..

Kader denen bir esrârda;   

Çözüldükçe bildim beni!..

 

Ne sinir var ne bir boyut;

Gönül dolan, yagan bulut!..

Nefsi saran korku, umut;

Sezildikçe bildim beni!..

 

Bas koymusum gelen emre;

Imân nûru sigmaz ömre!..

Her amelim hayra, serre;

Yazildikça bildim beni!..

 

Hayat ölüm, ölüm dirim;

Nefsim yerde sürüm sürüm!..

Nesimî tek yanan derim;

Yüzüldükçe bildim beni!..

 

Ebet günüm ezelim var;

Sekiz cennet menzilim var!..

Haram içre helâlim var;

Süzüldükçe bildim beni!..

 

Budur yüküm, yolum, yönüm;

Bende gider ilkim, sonum!..

Nefes nefes her bir günüm;

Derildikçe bildim beni!..

 

 

 

 

IRFÂNA DÜSTÜM

 

Ma’nâ âleminde, vefâ yolunda;

Ask ile elendim bir cana düstüm!..

Gönül vecde geldi cezbe hâlinda;

Derdime gül bastim, dermâna düstüm!..

 

Gurbet, gam bendini bende mi kurdu?..

Mevlâ’m emaneti sirtima vurdu!..

Her katrem ‘hû’ dedi, duruldu, durdu;

Kaynadim, çagladim devrâna düstüm!..

 

Duydum can özümde ney’in zârini;

Özünden ayrilmis buldum varini!..

Basimda gördükçe nefsin dârini;

Ölmeden hesaba, mizâna düstüm!..

 

Ömrüm, kula döndü bir hak ugruna;

Hasret odu düstü gülün bagrina!..

Girdim ibret ile âlem seyrine;

Hayretten süzüldüm, hayrana düstüm!..

 

Ey gönül, dost için yüzümüz var mi?

Ihlâs ocaginda, közümüz var mi?..

Bu sesler, ahenkler özge diyâr mi?

Bir askin elinden mestâne düstüm!.. 

 

Takvâyla inceldi bu içli sözüm;

Edep dergâhinda, tutustu közüm!..

Bir zikrin nûruna kandikça özüm;

Sinandim irfandan, irfana düstüm!..

 

 

                                                      

 

TÖVBEKÂR OLDUM

 

Yâ Rab bu ask bende, benimle her an;

Ask ile can buldum, canda var oldum!..

Bu zorlu nefsime neyledi zaman?..

Bazen kisa döndüm, kâh bahar oldum!..

 

Tevhîdin nûruyla, var ettin cani;

Ufkuna naksettin essiz fermâni!..

Tedbirden, takdire dönen her sonu;

Tefekkür ettikçe tövbekâr oldum!..

 

Kader levhâsinda, ince bir sir var;

Bir ömre sigmadi, ask denen esrâr!..

Âlemi sardikça bu derin efkâr;

Yanmis ney misâli, âh u zâr oldum!..

 

Ezelden ebede bu sevk, bu heves;

Firdevs’den, Mevâ’dan, Naim’den bir ses!..

Kutsal emanete yüklü her nefes;

Dal, budak saldikça, lalezâr oldum!..

 

Hüzün tezgâhinda, süsledin gülü;

Yardin, pâk eyledin mümin gönülü!

Sebepler içinde her tevekkülü;

Sezdikçe hem gizli, asikâr oldum!..

 

Yâ Rab yakin sensin, ben benden uzak;

Içimde, iç içe binlerce tuzak!..

Ey gönül geç nefsi, benligi birak;

Kim demis âlemde bahtiyâr oldum?!..

 

 

 

 

VUSLAT  DEDI

 

Yâ Rab kulum, geldim sana;

Ask yazildi bu fermâna!..

Bir çilede yana yana;

‘Sabir’ dedi, oldu gönül!..

 

Nasil diner bu dert, bu gam?

Hüznüm artar her bir aksam!..

Sekiz cennet, makam makam;

‘Umut’ dedi, doldu gönül!..

  

Nefsim arza atmis agi;       

Sökülmez mi hirsin bagi?..  

Bu gurbetin, hasret çagi;   

‘Biter’ dedi, daldi gönül!..

 

Ten, ask ile mâ’rifette;

Can neylesin hakikatte!..

Bir ilahî adalette,    

‘Hesap’ dedi, soldu gönül!..

                             

Hakk’tan aldi, halka verdi;

Nefsi, yerden yere serdi!..

Sükür, gizli sirra erdi;

‘Hikmet’ dedi, bildi gönül!..

 

Budur ömrün ayi, yili;

Yüküm nerde, neyle dolu?..

Tefekkürde bulup yolu;

‘Vuslât’ dedi, güldü gönül!..

 

 

 

 

Alttaki yorum bölümüne içerikle ilgili görüş ve duygularınızı yazarak sitemize renk katabilirsiniz!

Bu sayfa 2324 defa tıklanmıştır.

Facebook
Delicious  FriendFeed  Twitter  Google  Digg  Reddit

ŞAiRLERiN HAYATI

Şair Rasim Köroğlu

Şair Rasim Köroğlu

RASİM KÖROĞLU Mart 1953 tarihinde Eskişehir ili, Beylikova ilçesi, Halilbağı köyünde dünyaya geldi. İlkokulu ...


Fedai Güven Kimdir

Fedai Güven Kimdir

1955 yılında Edirne'de doğdum.Babamı küçük yaşta kaybettiğim için kendisini görme şansım olmadı.İlk, orta ...


Orhan Veli Kanık Hayatı ve Eserleri

Orhan Veli Kanık Hayatı ve Eserleri

İstanbul'da doğmuştur (1914) . Cumhurbaşkanlığı Bando Heyeti şeflerinden Veli Kanık'ın oğludur. İlk öğ...


NIHAT ILIKCIOGLU KIMDIR ?

NIHAT ILIKCIOGLU KIMDIR ?

Yil 1972 Aylardan Subat Ve o karlar lapa lapa yagarken soguk bir kis günü


Nazim Hikmet RAN'in Hayat Hikayesi

Nazim Hikmet RAN'in Hayat Hikayesi

Nazim Hikmet Ran 1902'de Selanik'te dogdu. Heybeliada Harbiye Mektebi'ni bitirdi. Hamidiy...


Bekir Sitki Erdogan'in Hayati

Bekir Sitki Erdogan'in Hayati

Sâir. Karamanda dogdu. Ilk ve orta ögrenimini Karamanda yapti. Istanbul Kuleli Askerî Lisesini (1946), Harboku...


Sezai Karakoç'un Hayat Hikayesi

Sezai Karakoç'un Hayat Hikayesi

1933 de Diyarbakir/Ergani de dogdu. Ilkokulu Erganide, ortaokulu Diyarbakir ve Marasta, liseyi Gaziantepte oku...


Mehmet Akif Ersoy'un Hayat Hikayesi

Mehmet Akif Ersoy'un Hayat Hikayesi

Istiklâl Marsimizin Sâiri Mehmed Âkif, büyük bir Islâm Sâiridir. O'na "Vatan Sairi" de diyebiliriz. Çünkü ...


Necip Fazil Kisakürek'in Hayat Hikayesi

Necip Fazil Kisakürek'in Hayat Hikayesi

26 Mayis 1905'te Istanbul'da dogdu. Çocuklugu, büyük babasinin Istanbul Çemberlitas'taki konaginda...


Ugur Arslan'in Hayat Hikayesi

Ugur Arslan'in Hayat Hikayesi

Aralik 1972 Istanbul dogumlu. Ilkokul ikinci sinifta, sene sonu müsameresinde, tiyatro ve sahneyle tanisti. ...


Display Pagerank Yazar Girişi ŞiiR TuBe  MyDesign İLETİŞİM  © 2009 BigKay@  ŞiiR EkLe VideO EkLe

Sitemizdeki içeriklerin Telif Hakları Yazarlarına,Şairlerine veya yasal varislerine aittir.Eser sahiplerinin uyarısı halinde adı geçen içerik sitemizden kaldırılır.