SON BEKLEYİŞ
Paylaşan
Friday, February 26, 2016

Ağlamaktan kan çanağına dönmüş gözlerle, umutsuz ama son bir çare uzattığı eli yine havada kalmıştı. Artık yapacak tek bir şey vardı. Hem de çok iyi bildiği bir şey... Beklemek!

Ömrü beklemekle geçen yorgun, kırgın bir o kadar da bıkkın bu kalp için bir kaç saat daha beklemek hiç de zor olmamalıydı. Ancak bu bekleyiş diğerlerine hiç benzemiyordu. Bu bekleyişin sonunda ne kahve gözler, ne minik eller, ne de güzel bir gülümseme vardı. Bu bekleyiş son bekleyişti. "Onu" değil "Sonu" beklemekti.

Bir taraftan çok korkuyordu her canlı gibi, bir taraftan da seviniyordu... Bu son bekleyişti ve bir daha beklemeyecekti.

Bu düşüncelerle acı içinde kendine yazılan senaryoda son bekleyiş bölümünü oynarken çevresinde kimseler yoktu. Ne başroldeki aktrist, ne de figüranlar... Filmi başa aldı son bekleyişi beklerken...

Hayatı bölüm bölüm bir dizi film tadında gözlerinin önüne geldi. "Neler yaşamışım" dedi. "Ne acılar çekmişim ve ne çok, ne çok beklemişim".

Koskoca bir ömrün yarısı beklemekle geçmişti ve hala bekliyordu. Gülümsedi zoraki kanlı gözlerle.. "Bu bekleyiş son". Yine bir gülümseme belirdi kanlı gözlerinde... "Ben bu cümleyi bir yerden hatırlıyorum" dedi, kendi kendine. Evet her bekleyişin sonunda beklediği gelmediği için "bu son, bir daha beklemeyeceğim" diye kendi kendine verdiği sözleri hatırladı.

Acaba yine mi öyle olacaktı, derken beklediği ilk defa zamanında geldi. Gülümsedi genç adam, kendine uzanan elleri sıkı sıkı tuttu ve bir daha beklemeyeceği yere doğru emin adımlarla yürüdü.

Gözleri açık gitmişti. O an bir ömür beklediği ve bir türlü gelmeyen sevgiliyi düşündü. Ve şu cümleler istemsizce dudaklarından döküleverdi...

Umarım, umarım gözlerimi sen kapatırsın sevgili!

 

Bigkaya

Bu gönderi
35 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Bildir

Sen bildirdin
Nedenler
İptal
0 yorum