Aklım Karışık
Paylaşan
Monday, January 6, 2020

-2020- yeni yıla ilk şiir

 

Aklım karışık…

Minik bir kuş olup uçmak

Ve koca bir fil gibi oturup ağlamak geçiyor aklımdan…

Işık hızıyla terk edilen bir kadının peşinden koşup gitmek

Ve şu berbat sesimle bağıra çığıra detone olup

Sözlerini hiç bilmediğim bir türküye eşlik etmek

Âdem’le- Havva’yı cennetten kovduran

Sulu ve çıtır çıtır yenen bir elma olmak geçiyor aklımdan…

Denizlerde boğulup boğulup balıklara yem olmak

Azgın dalgaların sırtında kıyıya vurmak

Ve martıların kanadına kendimi asmak geçiyor aklımdan…

Prometheus gibi illegal eylemlere kalkışıp

Tanrılardan ateşi çalmak;

-Kar, kış, kıyamet-üşüyen çocukların elinde köz

Sokakta ateş… / yürekte kor…/ her aşkta yangın olmak

Buzları…/ karları…/ ve çığları yakıp eritmek geçiyor aklımdan…

Şu cennete…/  ve şu cehenneme kimliksiz, pasaportsuz girip çıkmak

Azrail’in elinden can çekişen bir bebeği kapıp kurtarmak

Ve öldürdüğü çocuklar kadar çok; Azrail’in canını almak geçiyor aklımdan…

Kalbimi kırdın… İçimi yakıp, yıktın… Canımı…

Ah! Evet… Canımı çok da fena acıttın

Tanrım, huzuruna çıkıp kalbini kırmak geçiyor aklımdan;

Canını acıtmak, içini yakıp, yıkmak

Ve kırdığın bütün kalplerin acısını -bir an için bile olsa- sana yaşatmak…

Kendimi özlemek;

Gözlerimi yollarıma döküp geleceğim anı beklemek

Hiç kimsenin hiç kimseyi sevmediği kadar çok…/  ve öyle güzel…

Öyle güzel… Kendimi sevip sevip değerli kılmak

Sevinçli ve neşeli bir deli gibi kendime sarılıp durmak

Ve kendimi öpüp öpüp koklamak geçiyor aklımdan…

Yalnız ve yaralı köpekler gibi ay ışığında ulumak

Yoksul ve zenginlerin savaşında işçileri öldürten bir patronu

En azından, ölen işçiler kadar çok öldürmek geçiyor aklımdan…

Kendi cenaze törenime büyük bir gürültü ve şamatayla katılmak

Kendi cesedimi kendi omuzlarımda taşımak

-Dudaklarımda gülüp, gülemediğim bütün gülüşlerin toplamı-

Uzun uzadıya bir gülüşle “aşkça kalın dostlarım” demek

Fatiha yerine dünyanın bütün şiirlerini okumak… Okumak… Okumak...

Ve ilk toprağı avuçlarımla kendi üzerime atmak geçiyor aklımdan…

Şu şehirde asgari ücrete dünden razı bir çöpçü olup

Ahmet Kaya, Bach, Vivaldi ve Müslüm baba dinleyerek

Hiçbir şeyi kafama takmadan; kuşlar gibi uçarcasına

Tüm sokakları silip süpürmek geçiyor aklımdan…

Yağmur olup, yıldızlara… Güneşe... Aya…

Hiç beklemediği bir an da bir gülün yaprağına

Ve sevgilimin kirpiklerine damlamak geçiyor aklımdan…

Yaşama erken, ölüme geç kalmak

Çok kalabalık,  çok az yalnız olmak

Ve beni “yok” sayamayacakları kadar bir “hiç” olmak geçiyor aklımdan…

Neredeyim… Kimleyim… Bilmiyorum…

Kayıp ilanları verip

Bir an önce kendimden haber almak geçiyor aklımdan…

Kendimden haber alabilirsem eğer;

Yeniden doğmak; güneşe, aya ve baharlara dadanıp, aşka müptela olmak

Ve yeniden…

Ve yeniden -kalbimin kırılmadığı- güzel bir hayat kurmak geçiyor aklımdan…

 

Dedim ya… Aklım karışık…

 

Ocak 2020

Paylaşan
Monday, January 6, 2020
Etiketler:
aşk
yaşam
isyan
Bu gönderi
0 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Bildir

Sen bildirdin
Nedenler
İptal
0 yorum