Ve her gün dilinden düşmeyen bir dua
Paylaşan
Wednesday, May 18, 2016

Kalp atışında,nefes alışında,attığın her bir adımda,uyurken de rüyanda hissedersin onu...

Onu düşünerek geçer zaman,kah gülerek kah hüzünlü ama her zaman umutlu...

Sesini duymadan uyuyamamak,kokusunu asla unutamamak....

Hayatım dersin ona...Çünkü hayatının bir parçası değildir o, tamamıdır....

Bu yalan dünyada güvenebileceğin tek insandır...

Onun adı aşktır...

O bana yeter dünyalar sizin olsun diye düşündürür insanı...Çünkü o olursa zaten dünyalar senindir.

Başka hiç bir şeye, başka hiç kimseye ihtiyaç duymazsın o varsa yanında.

 

Dünya kendi ekseni etrafında dönmeye devam ederken sen de onun çevresinde dönersin.

Güneş onunla doğar dünyaya her sabah, umutla gülümseyerek...

Gökyüzündeki yıldızlar bir başka parlar onunla.Gecenin karanlğını,gecenin hüznünü ve gecenin soğuğunu hissetmezsin o varken yanında.

Onun ellerini tutarken yağmurdan kaçmazsın,bilakis yağmura koşarsın.

Çünkü onunlayken üzerine düşen her bir yağmur damlası mutluluktur,huzurdur,güzelliktir.

Üşümezsin asla o yanındaysa...Ellerinden tutar gözlerine bakarsın,o sıcak gülüşü içini ısıtır en soğuk kış günlerinde bile..

Onun sevgisi ayakta tutar seni,en zor anlarında...

Olamasa bile her zaman yanında...Seni sevdiğini bilmek bile yeter düşmüşken ayağa kalkmana....

Onu düşünmek,onunla ilgili hayaller,onun sesi,onun kokusu,onun sıcaklığı,onun gülüşü,onun varlığıdır seni hayata bağlayan..

 

Onsuzluğu düşünmek bile yeter seni yataklara düşürmeye...

O derece bağlanırsın,onunla görür,onunla yaşar,onunla nefes alırsın.

Onu kaybetmektir en büyük korkun..Çünkü o yok olursa sen de yok olursun.

Ancak her zaman korktuğun şey başına gelir.Ona en çok ihtiyacın olduğu anda ve en beklenmedik zamanda onu kaybedersin...

 

O ölmemiştir ama sen ölmek istersin...

İsyan eder,nedenini bilmek istersin...

 

Öyle bir gün,bir hafta değil aylar sürer kara bulutların dağılması.

Kara bulutlar bir zaman sonra griye dönüşür ama asla bir daha beyaz olmayacaktır.

Çünkü seni aşkla tanıştıran,aşka alıştıran,aşka bulaştıran ve aşka inandıran....

Aşkın sadece masallarda,filmlerde değil gerçek hayatta da olabildiğini ispatlayan insan...

Sen aşksın dediğin insan...

Bir gün seni sevmiyorum dediği an...

İnsanlığa küsersin ,yıkılır dünyan...

Aşk kirlenmiştir artık,önce gözyaşı damlaları leke bırakır aşkın üzerinde...

Sonra damarlarındaki kan damla damla düşer aşkın üzerine...

Aşk kana bulanmıştır bir kere,bir daha çıkmaz o kırmızı leke...

 

Defalarca ölümle burun buruna gelirsin,ölümü yüreğinde hissedersin...

Hayatın kaç kere gözlerinin önüne gelir bir film gibi,

Tekrar tekrar izlersin hayatının filmini...

İzledikçe daha kötü olursun,hıçkırıklara boğulursun...

O en kötü anında, kimseler yoktur yanında...

Onu ararsın. Konuşmak için değil yaşamak için.

Ona bağlıdır o an hayatın...

O an yaşamak için ona muhtaçsın...

Sen ölümle savaşırken o seni ölümle başbaşa bırakır.

 

Sen ölmezsin bedenen, bir şekilde yaşarsın. O anlarda neler yaşadığını kimseler bilmez.

Kimseye anlatamazsın,anlattığın bir kişi vardır o da ilgilenmez.

Sadece kalbinde değil tüm bedeninde,kapanmayan yaralarla hayatta kalma mücadelesi verirsin.

Ve o mücadele devam eder aylarca, tek başına...

 

Ve her gün dilinden düşmeyen bir dua...

Allah'ım beni, o ve onun gibi insanlara muhtaç etme bir daha !

 

Bigkaya

Paylaşan
Wednesday, May 18, 2016
Bu gönderi
15 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Bildir

Sen bildirdin
Nedenler
İptal
0 yorum