Yoksun (gidenlerin ardından)
Paylaşan
Saturday, April 7, 2018

Gidenlerin ardından

 

“Ben seni yoksulluğa ve zulme karşı savaş açan yüreğinden tanımıştım”

 

Yoksun

Ama ben;

Her çiçekte seni kokluyorum

Doğduğun, ağladığın

Kucağıma aldığım ilk gün gibisin

Ne de güzel kokuyorsun öyle

Kokun yüreğime dokunuyor

Haberin olsun…

 

Yoksun

Ama ben;

Bir çiçeği okşar gibi  

Yapraklarını öpüp öpüp koklar gibi

Ve ilk kez

Dudaklarımla bir ateşe dokunur gibi

Yana yakıla

Gözlerinden öpüyorum senin

Parmak uçlarımda ateş tanrısı

İçimde dayanılmaz bir sızı

Ellerim ellerine dokunuyor

Saçlarını okşuyorum

Alev alev yangına dönüşüyor rengin

Düştüğü yeri yakıp yıkan yokluğun

Ve kırık bir saat gibi

Gözlerime takılıp kalan yüzün

Ve buza kesmiş tenin

Avuçlarımı yakıyor usulca

Haberin olsun…

 

Yoksun

Ama ben…

Şimdi nasıl

Nasıl anlatsam seni?

Dağlara, taşlara, dipsiz kuyulara…

Nasıl duyursam?

Sağırlaşmış yüreklere yokluğunun sesini…

Ağlamanın sınırına o kadar da yakın duruyor ki gözlerim

Her söz içime düşen bir çığ

Bir çığlık

Ve bir felaket anı sanki

Vurulduğun dağlar başıma yıkılmış da

Altında bir ben kalmışım gibi

Üstüme varmayın

İki gözüm iki çeşme ağlarım şimdi…

İşin kötüsü

Hiçbir kelimeye de sığdıramam ki ben seni

Sen ey! Gelincik çiçeğim benim

Seviyorum seni

Haberin olsun…

 

Yoksun

Ama ben;

Ay ışığına karışan yüzünü okşuyorum her gece

Haberin olsun…

 

 (24 Mayıs 2017)

Paylaşan
Saturday, April 7, 2018
Bu gönderi
0 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Bildir

Sen bildirdin
Nedenler
İptal
0 yorum