Kar Altında Buza Kesmiş Yangınım
Paylaşan
Monday, July 8, 2019

Sevgilim ah! Sevgilim

Soğuk gecelerin sensiz karanlığında

Sıcak ülkeler düşleyen kimsesiz bir çocuğum ben

Kar altında buza kesmiş yangın

Bin yıldır dumanı tütmeyen -ateşe küskün- bir baca

Yüreğinde bombalar patlatılan bir savaş ortasıyım…

Gözyaşından vurulan sessiz bir çığlık

Ve yalınayak, yurdundan kopartılan -yaralı- bir göçmenim

 

Yokluğun zindan/ yokluğun ayaz 

Yokluğun yüz bin yıllık yalnızlık

Yokluğun korkunç bir hiçlik duygusu

Yokluğun ser sefil çaresizlik

Yokluğun deprem

Ve üzerime amansızca çöken hasret…

 

Sevgilim ah! Sevgilim
Dünyayı başıma yıkan, hasretin senin…
Hava soğuk, hava ayaz, hava bıçak gibi keskin
Her yer uçurum
Her yer uzak/ her yer tuzak bana…


Firari bir aşkla kaçağa düştüm

İzinsiz girdim sahillerine
Tel örgülerini/ aşılmaz duvarlarını aştım senin
Varoşlarında dolaştım durdum yüreğinin…

Sevgilim ah! Sevgilim
Firari bir aşkla kaçağa düştüm -telsizlerde adım-
Görüldüğüm her yerde vuracaklar beni
Bu yasaklanmış aşklar diyarında bana yer yok artık
Yüreğine sığınıyorum -zulamda saklı kalan kırık dökük bir sevinçle-

Dudaklarına karışıyorum -yalınayak/ toz toprak/ yaralı bir gülüşle-
Yüreğim sana hasret -kavuşmanın güldüren yüzüyle-

Sevdam sana mülteci -aşkın birleştirici ve iyileştirici gücüyle-

Duvarları, tel örgüleri, dünyaları aştım da geldim

Sevgilim ey! Sevgilim

Yüreğine kabul et

Yokluğuna kaybolmadan tut beni…

 

Ağustos 1988-Temmuz 2019

Paylaşan
Monday, July 8, 2019
Etiketler:
aşk
hasret
Bu gönderi
0 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Bildir

Sen bildirdin
Nedenler
İptal
0 yorum