Hayatın Özeti
Paylaşan
Tuesday, January 15, 2019

Çay ocağında; “Yok abi… Öyle büyük, öyle imkânsız hayallerim olmadı benim hiç…  Çok küçük, çok basit, çok sıradan -hayal bile sayılamayacak kadar- hayallerim vardı benim. Âşık olmak gibi, sevgilimin gözlerine sevinçle bakmak gibi, evlenmek,  gülmek, kendimi iyi hissetmek gibi…

Yok abi… Öyle yayla gibi içinde at koşturulan bir ev değil, kirasını ödeyebileceğimiz ve başımızı sokacağımız küçük bir ev yeter de artardı bize… Ve hiç değilse -karnımızı doyuracak kadar küçük bir ücretle de olsa- sigortalı çalışacağım, garantili bir iş gibi hayallerim vardı benim… Şimdi yok…

Şu çayı görüyor musun abi? Kendimi şu çaya katık edilen şeker gibi hissediyorum. Karıştıkça ağır ağır eriyip yok oluyorum hayatın içinde… Ne kimsenin umurundayım ne de kimse umurumda artık… Neyse başını ağrıttım... Yağmurda çiseliyor inceden, şimdi sokağa, şeker gibi eriyip kaybolmaya gidiyorum… Hadi eyvallah …” deyip telaşsız ve ağır adımlarla yağmurda kaybolup giden kimliği belirsiz genç adama…

 

HAYATIN ÖZETİ

Genç adamla diyalog / kıssadan hisse

 

-Yağmur sularını biriktiren tuz

Ve cehenneme köz yetiştiren kar tanesi gibi

Günbegün eriyip gidiyor hayat…

-Öyle deme… Hayat her şeye rağmen güzeldir…

-Yok, öyle senin dediğin gibi değil abi…

Ben hayatta en çok neden korktum biliyor musun?

-… … … …

-Ben hayatta en çok aşktan

Bir kadını sevmenin hayalini kurmaktan korktum…

-Öyle deme… Aşk güzeldir… İyileştirir insanı…

-Yok, öyle senin dediğin gibi değil abi…

Yağmur damlasına sıkışan

Ve yere düştüğünde paramparça dağılan bir hayatım var benim…

-… … … … …

-yüreklere sığmayan koskoca bir aşkı

Her seferinde yere düşen ve paramparça dağılan

Küçücük bir yağmur damlasına nasıl sığdırayım ki ben…

-… … … …

-Aşktan neden korktuğumu anladın mı şimdi?

-… … … …

-Neyse başını ağrıttım

Bak, yağmur nasıl da çiseliyor inceden görüyor musun?

Şimdi kalkmalı/ adım adım yağmurlara karışmalıyım

Yere düşen damlalara iyi bak -her damlada parçalanışıma-

Hadi eyvallah abi…

-Dur hele yağmur dinsin…

-Telaşlanma abi… Gözyaşlarım yağmur rengindedir benim

Damla damla karışır giderim yağmurlara…

 

Yürüdü…  Ağır adımlarla, dünyanın yükünü sırtlarcasına

Yüzünde -kendini bile inciten- alaysı bir gülümseme

Korna seslerine hiç mi hiç aldırmadı

Sokağın tam ortasında

Tanıdık biriyle karşılaşmış gibi durdu bir ara

Ve sarılırcasına iki yana açıp sımsıkı kapadı kollarını 

Öylece kaldı -hüzünlü bir an kadar uzun/ sevinçli bir an kadar kısa-

-Sarıldığı her kimse çekip gitti sanırım-

Bir anda iki kırık dal gibi omzundan yere düştü kolları

Yürüdü… Yağmur gibi gözyaşlarıyla

Belki bu akşamüstü ve kim bilir belki de yarın

Yeniden buluşmak üzere el salladı çekip gidene

Ve yağmur gibi damla damla mırıldandı ardından

-Aşkça kal hayat…

Paylaşan
Tuesday, January 15, 2019
Bu gönderi
0 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Bildir

Sen bildirdin
Nedenler
İptal
0 yorum