Öte'ye Yol Var Mı-Sıla Paylar
Paylaşan
Tuesday, January 23, 2018

Büyüdüm... 
Çok değiştim.. 
Yitirdiğim onca şeyin acısı 
öyle değiştirdi ki beni, 
yeni bir ben yarattım 
kendimden...

Öyle anılar saklamışım ki içimde, 
hep bugün gibi, 
hep gelecekmişsin gibi.. 

Gelmeyeceğini 
kabul ettiğimde 
bir kere daha büyüdüm 
ve bir kere daha değiştim... 

Yağmurlar 
toprağına değil 
bana yağıyordu sanki, 
gökyüzü 
senin güllerini değil 
beni büyütüyordu... 

Hasret 
sana değil 
bana koşuyordu her gün. 

öyle büyük bir boşluktu ki 
yitip gidişin,
daha önce kullanılmamış olsaydı 
adına kara delik derdim.. 
Ne varsa yutan, 
mutluluk sevgi özlem 
neşe sağlık ve hayaller... 

Büyük bir boşluk...
Geride yutulmamış 
hiç bir şey bırakmayan... 


Aynada yansıyan
senin gözlerin, 
saçların kaşların... 

Anlam... 

Bir çiçek bahçesinde 
uçsuz bucaksız bir mavide 
koşar adım yürüyen 
bir kız çocuğu masumiyetin 
ve bir de nefese meydan okuyan 
asi ve hırçın gözlerin... 

Hepsi aynada şimdi... 

Çok değiştim çok, 
büyüdüm aniden... 
Bir geceyi sabaha bağlayan 
yıldızlar kadar çok 
ve hayal edemeyeceğin kadar derin...

büyülü şarkılar 
söylemiyorum artık, 
sessiz mırıldanışlarım 
gökyüzünde yankılanıyorlar... 

Kimsesiz bir kalabalığın ortasında 
bir Sartre kadar yalnız, 
bir Camus kadar yabancıyım kendime... 

Yutuyorum 
yitip giden ne varsa içimde... 
Susuyorum, 
öyle ki içimde kopuyor fırtınam 
Kim bilir,
Nereye... 

Gülünce alabildiğine yüksek, 
ağlarken öylesine içli ve sessiz... 
Dibine kadar yaşıyorum 
galiba yokluğunu... 

Bazen yeni dostlar geliyor 
çalıyorlar kapıyı, 
bilmiyorlar ki 
içeriden açılıyor kapı... 

Bazen eski dostlar 
sıkılıp gidiyorlar 
vurdum duymaz... 

Anladım, 
büyümek 
ipi tek başına göğüslemek... 

Çok değiştim, çok... 
görsen tanıyamazsın.. 

sahi 
görüyor olabilir misin? 

Bak sana ne anlatacağım, 
bir kitaba sardım bu aralar, 
ölümden sonraki yaşam ... 

Burada olsan 
eminim defalarca okur, 
defalarca bana sorardın
ya da yok sormazdın, 
defalarca anlatır, 
benim gibi düşünen 
biri varmış diye sevinçten 
havalara uçardın... 

Tesadüf mü bilmem, 
senden sonra
senin gibi düşünen 
öyle çok kişiyle karşılaştık ki, 
kanıksar oldum artık. 

Ne diyordum...
o kitap... 
İşte belki de görebildiğin, 
duyabildiğin 
ve hatta belki 
konuşabildiğin bir yer orası...

Ne var ki,
şanslı olamıyoruz,
seni duyabilecek kadar...

Belki de,
o kadar uzakta,
değilsin...

Cennet ya da cehennem 
orada yok, 
her ikisi de 
burada.. 

ne kadar 
huzur mutluluk 
ve sağlık var aynada 
o kadar cennetteyiz aslında... 

tersini de biliyorsun zaten.. 
gerek yok anlatmaya...

Şu son günler 
her zamankinden daha çok 
duymanı isterdim beni, 
ve ben de seni... 

Öyle ki, 
o büyük kalabalıkta Sartre olmak, 
bu kara delikte Camus olmak 
ve toprağının başında oturmak 
çok zor artık... 

Öyle ya,
büyümek hiç birimiz için kolay olmadı... 
Bir istiridye diyorum artık hayata, 
hepimiz istiridyeleriz... 
Bilirsin 
kıymetli inciler istiridyelerde oluşurlar. 

Fakat öyle kolay değil... 
Önce kum taneleri girmeli içeriye 
ve rahatsız olmalı istiridye... 

Yani düşünsene, 
bir istiridye bile 
acı çekmeksizin kavuşamıyor inciye... 

İşte ne ilginç ki,
bizim hayatımız da 
bir istiridye... 

En güzel inciyi yaratmak üzere... 




Sıla Paylar

 

 

Paylaşan
Tuesday, January 23, 2018
Bu gönderi
5 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Bildir

Sen bildirdin
Nedenler
İptal
2 yorum
Wednesday, January 24, 2018
Çok çok güzeldi, yazanın ve seslendirenin ayrı ayrı yüreğine sağlık...
Wednesday, January 24, 2018
Sağol kardeşim.Sıla Paylar büyük şaidir. Okumanı çok tavsiye ederim. Sağlıcakla kal..