En Fazla İçimde Ölürsün Şiirini Dinle
Paylaşan
Thursday, February 11, 2016

En fazla içimde ölürsün

Cesedini sürüklerim gittiğim her yere

Kızıl sonbaharım

Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi

 

Ellerimde çoğul bir gölge kuşu

Adının arkasına basmadan yürüdüm

Alnımda birikti çizikler

Adımdan çıkardım aklımı

Aklımsız kaldım

Neylersin

İnsanız

Ne yapsak eksiğiz işte

Ölüme ayarlı saatiz

 

En fazla içimde ölürsün

Sorarım

Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?

Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?

Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu

Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını

Devrik cümlelerimin öznesi oldun?

 

İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim

Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım

 

En fazla içimde ölürsün

Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana

Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.

Ve susmak inceltiyor her yarayı

Ve susmak bakmak oluyor

Gitmediğin her yere

 

Kim tutuklanmış yalnızlıktan

Gizin içine gizlenen kim

Söyle beni nerene sakladın

Ki şimdi bu kadar sokaktayım

 

En fazla içimde ölürsün

Karla karışık yağarsın yara Bereme

Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde

Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte

Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde

Sana borcum olsun

Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde

 

En fazla içimde ölürsün

Yanağında yanar avucum

Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır

Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi

Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar

Gırtlağıma kadar aşka batarım

Yeteri yok. Eksiği fazla.

 

Neyin kaldı eksilenlerden arta

İçeri doğru kapanan bir kapıydın

Saçlarından geçtim önce

Ve kendimden öylece

Neyim yoksa var bildim

Eğildim

Eksildim

Eridim

Bir seni bitirmedim

 

Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını

Uğultusuna tutunamadın

 

Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan

Öyle yaşadım gözlerini

Tenimde itiş kakış

Cebimde depremlerin

Esrarlı gece ayinleri

Volkanik şiirler

Usul usul giymedim mi sözlerini

Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer

Sensizlik seni anlattı en çok

Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti

Söyle saçlarında öldüğüm

Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?

 

En fazla içimde ölürsün

Cesedini sürüklerim gittiğim her yere

Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri

Açar gibi yaparak açık bir kapıyı

Beni ikiye böldün

Hadi içimi kendine aldın da

Beni nerde bıraktın

Hangisini seçerdin benim için

Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için

 

Ben yarama çoktan sen bastım

Yaşım kadar gencim

Adın çabuk diye geçti

Ardında aç köpekleri bırakarak

Ezberimden geçtim.

Hızla biten aşk şarkılarından geçtim

Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk

Bildim

 

Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine

Onurlu bir karanlığı seçtik

Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik

Cesurduk çünkü

Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar

 

Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız

Gerisi hiçlik

Gerisi yokluk

 

Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka

Bir hayatın tüm yanılgılarını

Saçlarında çözdüm

Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın

Sessizlikte bir dildir

Çoğul susulur

Pusulur

Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın

 

Yıkık şehrimin izbesi

En fazla içimde ölürsün

En çok

Gözlerime gömülürsün.

Gözlerimi kaparım

Vasiyetimi yazarım

Kahraman TAZEOĞLU

Bu gönderi
10 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Bildir

Sen bildirdin
Nedenler
İptal
0 yorum